• Çarşamba Radyo Televizyon A.Ş.

  • Her Gün Yeni Yerel Haber

Facebook Twitter rss

"ADD" Çanakkale Zaferi Bir Destanın Adıdır

Cuma, Mart 17, 2017 - 13:30
"ADD" Çanakkale Zaferi Bir Destanın Adıdır

           "ADD" Çanakkale Zaferi Bir Destanın Adıdır

        18 Mart ve Çanakkale Savaşları; 1. Dünya Savaşı‘nın seyrini değiştiren, tarihe "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ" sözü ile yazılan büyük bir destandır.

          18 Mart tarihi Ulusumuz açısından emperyalist ve kuşatmacı güçlere karşı şanlı bir zaferin kazanıldığı, büyük bir devrime giden yolda önemli kilometre taşı niteliğindedir. Haçlı Savaşları bilinci ile toplanıp, tekrar Anadolu'ya girmeye çalışan emperyalist güçlere en güzel verilen derstir. Hala bu tarihi hezimeti yediremeyen dış güçler, içteki iş birlikçileri ile; Ulus Bütünlüğümüzü parçalamak için her türlü sinsi planlarını yapmaktan vazgeçmemektedirler.

          Memleketimizin her santimetrekaresini paylaşmak için kirli ve kanlı hesaplar yapan emperyalist güçler; aslında bazı şeyleri hiç hesaba katmadan bu emellerini gerçekleştirmeye kalktıklarını oldukça geç ve pahallı bedellerle ödedikleri zaman anlamışlardır. 3 Kasım 1914 de Çanakkale boğazından İstanbul’a ve daha sonra müdahale edecekleri stratejik noktalara ulaşmak için harekâta başlayan emperyalist itilaf kuvvetleri, karşılarında Mustafa Kemal ve onun şehitliğe erişmek için hiç tereddüt dahi etmeyen Mehmetçiklerini bulmuşlardır.

           Çanakkale Zaferi, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiştir. Türk Ordusunun genç yarbayı, yetenekli kurmayı kara muharebelerinin ilerleyen günlerinde Conkbayırı’nda, Kocaçimen’de  Anafartalar’ da rütbesinin üstünde birlikleri komuta etme imkânı buldu. Mustafa Kemal Mehmetleri, Mehmetler bu üstün yetenekli komutanı kan ve ateş içinde tanıdılar, sınadılar. Mustafa Kemal için  Çanakkale ikinci doğum yeridir. 19 Mayıs 1919‘da Samsun‘a çıktığı gün Türk halkı, tanıyıp güvendiği liderinin etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı‘na katılmıştır. Türk bağımsızlık savaşının temelleri, Çanakkale‘nin sularında, Conkbayırı‘nda ve Anafartalar‘da atılmış ve bu zaferler daha sonra Türk ulusunu Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluşa taşımıştır. Bu zafer; Yahya Çavuşlarıyla, Koca Seyyitleriyle, kınalı Alileriyle, 57. alaylarıyla kahraman Türk ordusunun zaferidir. Bu zafer; Evlatlarını, kocalarını, düğüne gönderir gibi cepheye gönderen anaların, babaların, eşlerin zaferidir.

           Gelibolu’nun düşürülemeyeceği, Çanakkale’ nin karadan da geçilemeyeceğini anlayan düşman 1916’ın ilk günlerinde gelişlerindeki şamatanın, gösterişin aksine, ses çıkarmaktan ürken, ayaklarının ucuna basarak yürüyen hırsız misali, sessizce, gece karanlığında tası tarağı toplayıp Gelibolu’yu terk etti. Bugün Çanakkale’yi köprü ile geçmeye çalışan iktidar; Çanakkale geçilir diyerek bizim şaşırmadığımız şekil de tarihine ve atalarına hakareti sürdürmektedir.

                                    

            18 Mart 1915’de Çanakkale geçilmez destanını yazanlar; bir ulusun varlığı için, bir ulusun esaret altında yaşamaması için, emperyalizme karşı gelmek için canlarını feda etmişlerdi. Cephanesi tükenen Mehmetçiğe Yüce Önder Atatürk: ‘’Süngü takıp taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum’’ dediğinde bu savaşın doğaüstü güçlerle değil, ne ölçüde azimle, kararlılıkla, inançla ve vatan sevgisi ile kazanıldığını anlamak mümkündür.

            Çanakkale; Bu destanı yazan kahraman Türk ordusunun savaşta dahi insanlığını unutmadığını tüm dünya milletlerine gösterdiği bir yerdir... İnsan olmanın, insana saygı duymanın, vicdan sahibi olmanın zaman ve yer koşuluna bağlı olmadığını, kahraman Türk ordusu tüm dünyaya Çanakkale‘den göstermiştir. Yaralı düşmanı hastaneye sırtında götüren, vurduğu düşman gemisinden denize düşen askerlerin kurtulabilmesi için top ateşini kesen Mehmetçik yalnız Gelibolu‘da değil tüm dünya uluslarının gönlünde de Abideleşmiştir.

           İşte bu bilinç ile " Savaşın söndürdüğü binlerce genç beden’’ Gelibolu da yan yana yatmaktadır. İşte bu anlayış ile dünyanın öbür ucundan ülkemizi parçalamaya gönderilen ve neden geldiklerini bile bilemeden ölen askerler "bizim de evladımız" sayılmıştır.

          Kavganın en haklısını veren ve kimsenin toprağında gözü olmayan bir Millet olarak; Bir kez daha tüm dünya milletlerine "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" diyoruz. Atatürk Türkiyesi; herkese düşman olarak değil, Bağımsızlığa sahip çıkıp barışa katkı yaparak, uygarlığa katkı yaparak bütün dünyanın saygısını kazanmıştır. Bugün olduğu gibi komşusuna, bütün dünyaya saldırarak, yurttaşlarını evet ya da hayır diyecek diye ayrıştırarak geleceğimiz nokta felakettir, bölünmedir, paramparça olmak demektir.

                16 Nisanda önümüze getirilen Anayasa Değişikliği referandumu ile demokratik Cumhuriyet bize sorgulatılmaktadır. Tek adamamı teslim olacaksınız, egemenliği elinizden bırakacak mısınız sorusu bu Yüce Ulusa bir hakarettir. Bunu hala kabul edemiyoruz.

Bu ülke fakir Anadolu çocuklarının tertemiz kanları, bu milletin azim ve kararlılığı, vatan, bayrak, bağımsızlık aşkı ile emperyalistlere ve onların işbirlikçisi saltanata rağmen kurulmuş, mazlum milletlere esin kaynağı olmuş bir kurtuluş mücadelesinin ürünüdür.

               Zaferin yıldönümü vesilesiyle, bu savaşta yer alarak adını tarihe altın harflerle yazdıran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi ve fedakâr milletimizi; minnet, saygı ve şükranla bir kez daha anıyoruz.

ADD SAMSUN ŞUBE BAŞKANI:Dr. Işık Özkefeli

 

etiketler

Benzer Haberler